Türkiye Elektrik Görünümü 2025 | Ember

Politika önerileri

Hedeflere giden yol

İddialı 2035 hedefleriyle birlikte bundan sonraki hedef, rüzgar ve güneş kurulumlarının önünü açacak adımlar atmak olacak.

Kısıtlı bağlantı kapasitesini çözmek

Türkiye, hedeflediği gibi 2035 yılına kadar güneşte 76,9 GW’lık kurulu güce ulaşabilir. Türkiye’nin yalnızca çatılarında bile 120 GW’tan fazla potansiyel bulunmaktadır. Bu hedefe ulaşılması için 2024’ten 2035’e kadar geçecek sürede her yıl devreye alınması gereken 5,2 GW’lık güneş kapasitesi hedefi de Türkiye için imkansız değildir. 2022’den 2024’te güneş kurulu gücünü iki katına çıkaran Türkiye, bu dönemde her yıl yaklaşık 4,5 GW’lık yeni güneş santrali devreye almıştır. 

Öte yandan yeni rüzgar ve güneş santrali yatırımlarının önündeki en önemli engellerden biri bağlantı kapasitesi sorunudur. Türkiye’de bir rüzgar ya da güneş santralinin kurulabilmesi için öncelikle o bölgedeki trafo merkezinde kullanılabilir kapasitenin olması gerekmektedir, aksi halde başvurular değerlendirilmeye alınmadan reddedilmektedir. Dolayısıyla yeni bağlantı kapasitelerinin tahsis edilebilmesi için yeni şebeke yatırımları gerekmektedir. Bu nedenle yeni açıklanan hedeflerde ilk kez yer alan yüksek voltajlı doğru akım (HVDC) iletim hattı, 90 bin km yeni şebeke bağlantısı ve 942 yeni trafo merkezi hedeflerinin gerçekleştirilmesi de önem taşıyacaktır.

Hibrit santrallere kolaylık

Kısıtlı bağlantı kapasitesine çözüm alternatiflerinden biri de hibrit santrallerdir. Mevcut hidroelektrik ve rüzgar santrallerine ait bağlantı kapasitelerinin güneş gibi ikincil bir üretim kaynağı ile daha verimli bir şekilde kullanıldığı hibrit santrallerde, farklı üretim kaynaklarının birbirini tamamlayıcı özelliklerinden de faydalanılabilir. 

Bu projeler yeni santral kurulumları gibi yeni şebeke altyapı yatırımı da gerektirmemektedir. Dolayısıyla hibrit santral projelerinin, yeni santral yatırımları ile aynı şekilde yeni bağlantı kapasitesinin açılmasını beklemeleri için geçerli bir neden bulunmamaktadır. Bunun yerine, bağlantı kapasitesini aşan elektrik üretiminin kesintiye uğratılması ya da cezalandırılması şartıyla, ikincil üretim kaynağının eklenmesi yatırımcının kararına bırakılarak ekonomik olarak uygulanabilir projelerin daha hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi sağlanabilir.

İhalelerde iyileştirmeler

Yeni santral yatırımları için seçeneklerden birisi de ihalelerdir. Kapasite ihaleleri Türkiye’de uygulanıyor olsa da, hepsi istenilen şekilde sonuçlanmamıştır. 2017 ile 2022 yılları arasında düzenlenen rüzgar ve güneş ihalelerinde 5,8 GW kapasite tahsis edilmiştir. Ancak bu kapasitelerden henüz rüzgarda yalnızca %11’i, güneşte ise %51’i devreye alınmıştır

2025 yılı itibariyle her yıl düzenleneceği duyurulan 2 GW’lık ihalelerin de 2035 hedeflerine ulaşılması için önemli araçlardan biri olması beklenmektedir. Bu nedenle geçmiş ihaleler ile benzer bir akıbeti yaşamamaları önemlidir. İhalelerdeki yerli oranı şartı, uzun süren izin süreçleri ve bağlantı kapasitesi elde etmenin zorluğu nedeniyle rekabetin arttığı ihaleler sonucunda ortaya çıkan düşük fiyatlar, gelecekte ihale ile elde edilen projelerin de hayata geçirilmesine engel olabilir.

Bağlantı kapasitesinde yer açmak

Bağlantı kapasitesinin kısıtlı olduğu bir yatırım ortamında, geçmişte yatırımlar için tahsis edilip devreye alınamamış kapasiteler, gelecekteki projelerin de önünü kesebilmektedir. Bu nedenle mevcut proje stokunun bir an önce hayata geçirilmesini sağlayacak politikaların izlenmesi önem taşımaktadır. Geçmişte düzenlenen ihaleler sonucunda halen devreye girmemiş santrallerin devreye girip giremeyeceği hakkında soru işaretleri oluşmaktadır. Bunun yanında 2035’e kadar 7,2 GW’lık enerji depolama hedefinin açıklanması, enerji depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi projelerine tahsis edilen 34 GW’lık kapasitenin tamamının devreye alınmasının beklenmediği izlenimini doğurmaktadır. Proje stokunda devreye girme ihtimali olmayan projeler varsa, bunlar iptal edilerek yeni bağlantı kapasitesi açılabilir.

Yeni ihale çeşitleri eklemek

Türkiye bugüne kadar düzenlediği rüzgar ve güneş ihalelerine yeni ihale çeşitleri de ekleyebilir. Güneş için yüzer güneş santrali ihalesi, rüzgar için ise denizüstü rüzgar santrali ihalesi bunlara örnektir. Denizüstü rüzgar için aday alanlar belirlenip ihale duyurusu yapılmıştır. Türkiye’nin devlete ait barajlı hidroelektrik santrallerinde devasa rezervuar alanları bulunmaktadır. Öyle ki bu barajların yüzey alanının yalnızca %10’unun kaplanması durumunda bile 53 GW’lık yüzer güneş santrali potansiyeli ortaya çıkmaktadır. Bu alanlar ihale yöntemi ile büyük çaplı yüzer güneş santrallerinin inşa edilmesi için tahsis edilebilir.

Komşu ülkelerle şebeke bağlantılarını güçlendirmek

Rüzgar ve güneşten elektrik üretiminin artmasıyla birlikte, komşu ülkelerle şebeke bağlantısını geliştirmek daha da önem kazanacaktır. Özellikle Nahçıvan ile Azerbaycan anakarası arasında bağlantının kurulmasıyla, gelecekte inşa edilebilecek Nahcivan-Türkiye enterkonneksiyonu, Türkiye’nin henüz planlama aşamasında olan Azerbaycan ve Orta Asya ülkeleri arasındaki enterkonneksiyon projelerinin de parçası olmasını sağlayacaktır. Türkiye ve Azerbaycan, yenilenebilir enerji potansiyellerini hayata geçirmeleri durumunda, doğu ve batı arasında köprü görevi görerek birer temiz enerji merkezi olabilir ve böylelikle elektrik ihracatıyla ek gelir yaratabilirler. Daha geniş coğrafyalara yayılan ve geniş enterkonneksiyona sahip olan şebekeler rüzgar, güneş ve hidroelektrikten üretimin değişkenliğine karşı da sistem güvenliğini koruyacaktır.

Önceki Bölüm
Hedefler
Sonraki bölüm
Ekler
Paylaş