Yenilenebilir enerji, Türkiye’de devlet desteğinde 750 milyon dolar tasarruf sağladı | Ember

Yenilenebilir enerji, Türkiye’de devlet desteğinde 750 milyon dolar tasarruf sağladı

Yenilenebilir kaynakların 2026’nın ilk beş ayında üretimdeki rekor performansı sayesinde toptan elektrik fiyatları Mayıs 2026’da aylık bazda tüm zamanların en düşük seviyesine indi. Bu düşüş sayesinde, toptan elektrik fiyatı ile mesken tarifesi arasındaki fark daraldı. Bu daralma ile devletin bu farkı kapatmak için yaptığı sübvansiyon harcaması da 2026’nın ilk beş ayında 746 milyon dolar azaldı.

Mevcut diller: English

23 Haziran 2026
6 dakika okuma süresi
İndir

Türkiye’de, 2026’nın ilk beş ayında yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminin rekor seviyelere ulaşması, toptan elektrik fiyatlarını tarihin en düşük seviyesine geriletti. Toptan elektrik fiyatlarının düşmesi de hanelerin elektrik faturalarına uygulanan devlet desteğinin azalmasını sağladı. Bu sayede 2026’nın ilk beş ayında, devlet 746 milyon dolar tasarruf etti.

  • 2026’nın ilk beş ayında yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi, geçen yıla göre %32 artarak 87 TWh olarak gerçekleşti. Bu miktar, tüm zamanların en yüksek seviyesi olarak kaydedildi. Bu sayede, yenilenebilir kaynakların toplam üretimdeki payı ilk beş ayda %61 ile son 26 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
  • Toptan elektrik fiyatları, Mayıs 2026’da, elektrik fiyatlarının oluştuğu piyasanın kurulduğu 2011 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Fosil yakıtlara göre elektrik üretim maliyeti daha düşük olan yenilenebilir kaynakların üretimdeki payının, Mayıs 2026’da geçen yıla göre 17 puan artarak %73’e ulaşması gerilemede etkili oldu.
  • Toptan elektrik fiyatlarındaki bu düşüş sayesinde, 2026’nın ilk beş ayında hanelerin elektrik faturalarına uygulanan devlet desteği de geçen yıla göre 746 milyon dolar azaldı. Kovid-19 pandemisi sonrası artan fosil yakıt talebi ve Ukrayna-Rusya krizinin yarattığı arz güvenliği endişeleri nedeniyle, toptan elektrik fiyatları Haziran 2021’de mesken tarifesini aşmıştı. Beş yıllık bir aradan sonra, 2026’da toptan elektrik fiyatı hanelerdeki yüksek kademe tarifesinin altına indi.
  • Yenilenebilir kaynakların elektrik üretimdeki payının tarihi seviyeye ulaşmasında, 2026 yılını rekor yağışların etkisinde geçiren hidroelektrik santralleri büyük rol oynadı. Öyle ki, yılın ilk beş ayında hidroelektrikten elektrik üretimi tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, hidroelektrik santrallerinin yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimindeki payı geçen yıla göre 10 puan artarak %54’e yükseldi.

Fosil yakıtlara kıyasla daha düşük maliyetle elektrik üreten yenilenebilir kaynakların, üretimdeki payı arttıkça elektrik fiyatları da düşmektedir. Fiyatlardaki bu düşüş, hem devletin hanelerin elektrik faturalarını desteklemek için ayırdığı bütçeyi hafifletiyor hem de destek kapsamı dışında kalan hanelerin elektrik harcamalarını azaltıyor. Ancak kuraklık nedeniyle hidroelektrik üretiminde yaşanabilecek gerileme, bu ekonomik kazanımları tersine çevirebilir. Türkiye’nin yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretiminde arz güvenliğini sağlayabilmesi için depolamalı rüzgar ve güneş yatırımları ile hibrit güneş santrallerine yönelik izin süreçleri iyileştirilmelidir. Bununla birlikte, çatı güneş enerjisi uygulamalarının kolaylaştırılması, Türkiye’nin sahip olduğu yüksek çatı GES potansiyelinin hayata geçirilmesi için kritik önem taşımaktadır.

Çağlar Çeliköz
Analist, Ember

Elektrik üretiminde rekor yenilenebilir payı devlet desteğinde 746 milyon dolar tasarruf sağladı

Türkiye, 2026’nın ilk beş ayında elektrik üretiminde son 26 yılın en yüksek yenilenebilir payına ulaştı. Bu sayede toptan elektrik fiyatları 2011’den bu yana aylık bazda tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. Fiyatlardaki bu düşüş, toptan elektrik fiyatları ile tarife arasındaki farkı azaltarak faturalara uygulanan devlet desteğinin yılın ilk beş ayında geçen yıla göre 746 milyon dolar azalmasını sağladı.

 

Yenilenebilir kaynaklar elektrik fiyatlarını tarihi seviyeye düşürdü

Elektrik üretim maliyeti fosil yakıtlara kıyasla daha düşük olan yenilenebilir enerji kaynaklarının üretimdeki payının artması, toptan elektrik fiyatlarının düşmesinde belirleyici rol oynamaktadır. 2026’nın ilk beş ayında yenilenebilirden elektrik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre %32 artarak tüm zamanların en yüksek seviyesine (87 TWh) ulaştı. Üretimdeki bu artışla birlikte yenilenebilir kaynakların toplam üretimdeki payı geçen yılın aynı dönemine göre 14 puan yükseldi ve ilk beş ayda %61’lik oran ile son 26 yılın en yüksek yenilenebilir payına ulaşıldı. Bu sayede, toptan elektrik fiyatları reel Amerikan doları cinsinden geçen yılın aynı dönemine göre %48 geriledi (Bkz. Metodoloji).

Yenilenebilir kaynakların toptan elektrik fiyatları üzerindeki düşürücü etkisi en belirgin şekilde Nisan ve Mayıs aylarında gözlendi. Aylık bazda son 26 yılın en yüksek yenilenebilir enerji payına %71 ile Nisan ayında ulaşılırken, Mayıs ayında bu oran %73’e çıkarak yeni bir rekor kırdı. Bunun sonucunda, toptan elektrik fiyatları Nisan ayında geçen yılın aynı ayına göre %72, Mayıs ayında ise %82 azalarak Gün Öncesi Piyasası’nın kurulduğu 2011 yılından bu yana en düşük seviyesine indi.

Elektrik fiyatı beş yıl sonra yüksek tüketim tarifesinin altına indi

Türkiye’de hanelerin elektrik faturalarına uygulanan devlet desteği (sübvansiyon), Kovid-19 sonrasında artan enerji talebi ve Ukrayna-Rusya geriliminin neden olduğu arz güvenliği endişeleri nedeniyle fosil yakıt fiyatlarının yükselmesi sonucu başladı. Fiyatlardaki yükseliş fosil yakıtlardan üretilen elektriğin maliyetinin de artmasına ve Haziran 2021’de toptan elektrik fiyatlarının haneler için uygulanan tarifeyi geride bırakmasına neden oldu.

Toptan elektrik fiyatlarındaki artıştan hanelerin doğrudan etkilenmemesi için tarife ile arasındaki fark, devlet tarafından karşılanarak elektrik faturalarına sübvansiyon uygulanmaya başlandı. Bununla birlikte, hem dar gelirli vatandaşları korumak hem de enerji kullanımında tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla 2022 yılı başında kademeli tarife uygulamasına geçildi. Buna göre, belirlenen günlük limitin altındaki ve üstündeki tüketimler farklı fiyatlardan faturalandırılmaya başlandı.

Bu süre boyunca, Nisan 2026’ya kadar toptan elektrik fiyatları her iki kademeye uygulanan tarifenin de üzerinde seyretmiştir. Buna tek istisna, tarifelere uygulanan zam sebebiyle Ocak 2022 olmuştur. Dolayısıyla bahsi geçen dönem boyunca mesken tarifesi iki farklı kademe için de sübvanse edilmiştir.

Yenilenebilirden üretimin rekor kırdığı Nisan ve Mayıs 2026’da düşen toptan elektrik fiyatları, yüksek kademe elektrik tarifesinin altına kadar gerilemiştir. Böylece bu iki ayda gerçekleştirilen sübvansiyon harcamalarının büyük kısmı düşük kademe tarifesinden kaynaklanmıştır.

Yılın ilk beş ayında sübvansiyonlar %43 azaldı

Sübvansiyon tutarı, desteklenen tüketim miktarı ve toptan elektrik fiyatları ile tarife arasındaki farkın büyüklüğüne bağlı olarak değişmektedir. Bu iki etkendeki düşüş sayesinde, enflasyondan arındırılmış verilere göre (Bkz. Metodoloji) sübvansiyonlar 2026’nın ilk beş ayında geçen yıla kıyasla %43 azalarak, 1,15 milyar dolar olarak gerçekleşmiş; 861 milyon dolarlık bir düşüş sağlanmıştır. Sübvansiyonlardaki düşüşün %77’si (746 milyon dolar) toptan elektrik fiyatlarındaki gerilmeden kaynaklanmıştır.

Sübvansiyonların düşmesindeki bir diğer etken ise Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) limitinin düşürülmesi olmuştur. Belirlenen limitin üzerinde tüketimi olan haneler, mesken tarife fiyatları yerine toptan elektrik fiyatlarını esas alan bir tarifeden faturalandırılmaktadır. 2026 yılının başında limitin düşürülmesiyle devlet desteğinden yararlanan tüketim miktarı da azalmış ve bu sayede sübvansiyonların 228 milyon dolar gerilemesi sağlanmıştır.

Ancak Nisan 2026’da yüksek kademe tüketim tarifesine yapılan zam, enflasyonun gerisinde kaldığı için tarifenin reel değerini düşürdü. Bu durum, toptan elektrik fiyatı ile tarife arasındaki farkı açarak sübvansiyonlar üzerinde 113 milyon dolarlık ek bir yük oluşturdu. Söz konusu etki, diğer faktörlerden kaynaklanan tasarrufları kısmen törpüledi.

Fiyat düşüşlerinin arkasındaki ana güç hidroelektrik santralleri oldu

2026 yılını rekor yağışların etkisi altında geçiren hidroelektrik santrallerinin üretimi, yılın ilk beş ayında 46 TWh’ye ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Böylece, yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin yarısı hidroelektrik santrallerinden sağlandı.

 

2026 yılı hidroelektrikte rekorların yılı oluyor

2026 yılında, yenilenebilir kaynakların elektrik fiyatlarını belirleyici olmasında iklim koşulları önemli rol oynadı. Rekor yağışlar sayesinde, 2026’nın ilk beş ayında ana havza barajlarına gelen su miktarı, 2025 yılının tamamında kaydedilen toplam miktarın yaklaşık %42 üzerinde gerçekleşti.

Rekor yağışların etkisiyle hidroelektrik üretimi, ilk beş ayda geçen yıla göre %60 artarak 46 TWh’ye ulaştı. Bu değer ilk beş ayda gerçekleşen tüm zamanların en yüksek üretimi oldu. Bu artışla birlikte hidroelektrik santrallerinin yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimindeki payı 2025 yılına göre 10 puan artışla %54’e yükseldi. Rüzgâr ve güneş enerjisinin (%23) ve diğer yenilenebilir kaynakların (%6) katkısıyla, yenilenebilir kaynakların toplam elektrik üretimindeki payı 2026’nın ilk beş ayında %61’e ulaştı.

Fiyatlardaki düşüşün kalıcı olması için yenilenebilir yatırımlar hızlanmalı

İklim değişikliğine bağlı kuraklık tehdidi ile karşı karşıya olan Türkiye’nin, yenilenebilir enerjide arz güvenliğini sağlaması ve elektrik fiyatlarındaki düşüşü kalıcı hale getirilebilmesi için depolamalı enerji santralleri, hibrit güneş santralleri ve çatı GES yatırımlarına yönelik izin süreçlerini iyileştirmesi büyük önem taşımaktadır.

 

İyileştirilmiş süreçler düşük fiyatların anahtarı

2026 yılı, yenilenebilir kaynakların üretimdeki payı ve elektrik fiyatlarını düşürücü etkisi açısından pozitif bir yıl olsa da Türkiye’de kuraklığın kalıcı etkisi göz ardı edilmemelidir. Hidroelektrik santrallerinin ortalama kapasite faktörü son 10 yılda, 1996-2005 dönemine kıyasla 12 puan düşerek %26 seviyesine gerilemiştir.

Kuraklık nedeniyle hidroelektrik üretiminde yaşanacak düşüşün yaratacağı açığın, elektrik üretim maliyeti daha yüksek olan fosil yakıtlarla karşılanması toptan elektrik fiyatlarının yükselmesine neden olacaktır. Bu durum hanelere yönelik sübvansiyon tutarının yeniden artmasına ve toptan elektrik fiyatlarından doğrudan etkilenen SKTT kapsamındaki milyonlarca abonenin elektrik faturalarının yükselmesine neden olacaktır.

Bu riski azaltmak için Türkiye, rüzgâr ve güneş kurulu gücünde yakaladığı ivmeyi artırmaya devam etmelidir. Bu kapsamda, 33 GW’lık depolamalı rüzgâr ve güneş santrali proje stoğunun ve en az 8 GW’lık hibrit güneş santrali potansiyelinin hayata geçmesi büyük önem taşımaktadır. Bu projelerin hızla hayata geçmesi için izin süreçlerinin iyileştirilmesi gerekmektedir.

Bununla birlikte, çatı güneş enerjisi uygulamalarının izin süreçlerinde yaşanan sorunlar, tüketicilerin yatırım kararlarını ertelemesine ya da yatırımların gecikmesine neden olmaktadır. İzin süreçlerinin sadeleştirilmesi ve yatırımcı lehine yapılacak düzenlemelerle kolaylaştırılması; Türkiye’nin 120 GW’lık çatı GES potansiyelinin hayata geçirilmesini, böylece tüketimin yerinde karşılanmasıyla şebeke üzerindeki yükün azaltılmasını ve tüketiciler için elektrik faturalarının düşmesini sağlayacaktır.

Ekler

Metodoloji

Enflasyondan arındırma ve reel fiyat hesaplaması

Türk lirası cinsinden mesken tarifesi ve toptan elektrik fiyatları, TÜİK tarafından yayımlanan TÜFE verileri kullanılarak baz alınan Ocak 2026’ya göre enflasyondan arındırılmıştır. Elde edilen reel fiyatlar, Ocak 2026’nın döviz kuru kullanılarak Amerikan doları cinsine çevrilmiştir.

Toptan elektrik fiyatları EPİAŞ Şeffaflık Platformu‘ndan, aylık döviz kuru verileri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası‘ndan (TCMB), Türk lirası cinsinden enflasyon verileri Türkiye İstatistik Kurumu‘ndan (TÜİK) ve mesken tarifeleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu‘ndan (EPDK) elde edilmiştir.

Faktörlerin sübvansiyona etkisinin hesaplanması

Toptan elektrik fiyatları, SKTT limiti ve tarife değişikliklerinin sübvansiyonlara etkisi Shapley-Shorrocks ayrıştırma yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Bu kapsamda, her bir değişkenin sübvansiyondaki değişime katkısı, değişkenlerin tüm olası sıralamalarda oluşturduğu etkilerin hesaplanması ve bu etkilerin ortalamasının alınmasıyla belirlenmiştir.

Sübvansiyon tutarının hesaplanması

Sübvanse edilen abonelerin, SKTT grubuna dahil olmaları durumunda ödeyecekleri faturalar:

  • İlgili aya ait ilk ve son sayaç okuma günlerindeki ağırlıklı piyasa takas fiyatı (PTF) ile bir önceki aya ait YEKDEM birim maliyeti verileri, EPİAŞ Şeffaflık Platformu’ndan alınmıştır.
  • Bu iki değer toplanarak üzerine %5’lik kâr marjı, dağıtım bedeli ve vergiler eklenmiş, böylece toplam birim elektrik fiyatı hesaplanmıştır.
  • Elde edilen birim fiyat, toplam tüketim miktarı ile çarpılarak, ödenecek toplam tutar hesaplanmıştır.
  • Abonelerin mevcut durumda ödedikleri faturalar ise ilgili aya ait tarife fiyatları kullanılarak hesaplanmıştır.

Günlük 8 kWh’in üzerinde tüketim yapan aboneler için abone başına aylık ortalama tüketim miktarı hesaplanmıştır. Faturadaki ilk ve son sayaç okuma günleri arasındaki farkın genellikle 32 gün olması nedeniyle, 256 kWh’ye (8 × 32) kadarki tüketimler için tarifedeki düşük kademe fiyatı, bu sınırın üzerindeki tüketimler için ise yüksek kademe fiyatı kullanılmış; abone başına aylık fatura tutarı hesaplanmıştır. Hesaplanan bu tutar toplam abone sayısı ile çarpılarak ilgili grubun ödeyeceği toplam tutar hesaplanmıştır.

Toplam sübvansiyon tutarı ise tüketicilerin SKTT kapsamında olmaları halinde ödeyecekleri tutardan, mevcut durumda ödedikleri tutarın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın aylık ortalama döviz kuru kullanılarak dolar cinsine çevrilip çıkarılmasıyla hesaplanmıştır. Sübvansiyon hesaplamasının doğruluğu her ay tüketicilere gönderilen “devlet katkısı” adı altında belirtilen bedel üzerinden kontrol edilmiştir.

Abone sayılarının farklı tüketici gruplarına göre hesaplanması

SKTT kapsamında yer alan mesken abonelerinin toplam mesken abone sayısına oranı, Anadolu Ajansı haberleri baz alınarak 2025 yılı için %3, 2026 yılı için ise %6 olarak kabul edilmiştir. Serbest tüketici sayısı, ilgili aylara ait EPİAŞ Şeffaflık Platformu verilerinden elde edilmiştir.

Günlük 8 kWh’lık limitin altında kalan abone sayısı ise EPDK’nın 2022 yılında yaptığı yazılı açıklamaya göre toplam mesken abonelerinin %81’i olarak varsayılmıştır. Geri kalan abonelerin günlük 8 kWh’nin üzerinde tüketim yapan gruba dahil olduğu kabul edilmiştir.

Tüketim miktarlarının farklı tüketici gruplarına göre hesaplanması

Serbest tüketicilere ait tüketim verileri EPİAŞ Şeffaflık Platformu’ndan elde edilmiştir. SKTT kapsamındaki abonelerin tüketim miktarı ise Anadolu Ajansı (AA) haberinde belirtildiği üzere 2026 yılı için toplam mesken tüketiminin %29’u olarak kabul edilmiştir. 2025 yılı için SKTT tüketim payı aşağıdaki yöntemle hesaplanmış ve %14,1 olarak bulunmuştur:

  • EPDK’nın aylık sektör raporlarında yer alan 2026 yılı Ocak, Şubat ve Mart verileri kullanılarak, AA’nın haberindeki oranlara göre SKTT abonesi başına ortalama tüketim hesaplanmıştır.
  • Hesaplanan tüketim, 2025 ve 2026 yıllarındaki toplam mesken tüketimleri arasındaki değişim dikkate alınarak 2025 yılına uyarlanmıştır.
  • Elde edilen 2025 yılı aylık tüketim değeri, o aya ait toplam mesken abonelerinin %3’ü ile çarpılarak toplam SKTT tüketimi hesaplanmış ve ilgili aya ait toplam mesken tüketimindeki payı %14,1 olarak hesaplanmıştır.

Günlük 8 kilowatt’ın altındaki tüketen tüketicilerin toplam tüketimdeki payı aşağıdaki yöntemle hesaplanmış ve %40 olarak bulunmuştur:

  • EPDK’nın 2025 yılı sektör raporunda yer alan mesken elektrik tüketim verisi, aynı yıla ait TÜİK nüfus verisine bölünerek kişi başına yıllık elektrik tüketimi hesaplanmıştır.
  • TÜİK’in “Hanehalkı Tipi ve Büyüklüğü” veri setinde yer alan ortalama hane büyüklükleri kullanılarak, kişi başına yıllık elektrik tüketimi her hanede yaşayan kişi sayısı ile çarpılmış ve hane büyüklüklerine göre yıllık elektrik tüketimi bulunmuştur.
  • Hesaplanan tüketim değeri, ilgili hane büyüklüğüne ait toplam hane sayısı ile çarpılarak toplam elektrik tüketimi hesaplanmıştır. Ardından, bu tüketim miktarı 2025 yılı toplam mesken tüketimine bölünerek farklı hane büyüklüklerinin toplam tüketim içindeki payı belirlenmiştir. Yıllık elektrik tüketimi 2.920 kWh’nin (günlük 8 kWh x 365 gün) altında kalan hane gruplarının payı toplanmış ve %40 hesaplanmıştır. Aynı oranın 2026 yılı için de geçerli olduğu varsayılmıştır.

Geri kalan tüketim miktarının günlük 8 kWh’nin üzerinde tüketim yapan gruba dahil olduğu kabul edilmiştir.

Katkıda bulunanlar

Katkılarından dolayı Ufuk Alparslan, Burcu Ünal Kurban, Reynaldo Dizon, Eli Terry and Claire Kaelin’e teşekkürler.

Paylaş