Türkiye Elektrik Görünümü 2026 | Ember

Türkiye Elektrik Görünümü 2026

Rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payı %22’ye yükselirken, üçte ikisi ithal kömürle sağlanan kömürden elektrik üretimi %34’lük payla halen en büyük elektrik üretim kaynağı.

Mevcut diller: English

8 Nisan 2026
17 dakika okuma süresi
İndir

İçindekiler

Yönetici Özeti
Bölümü okuyun
+
4
Depolama
Bölümü okuyun
Ekler
Bölümü okuyun

Önemli Noktalar

%22
2025 yılı itibariyle Türkiye’de rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payı
$1,8 milyar
Kuraklığın Türkiye’de elektrik üretiminde neden olduğu yıllık ortalama maliyet
33 GW
Türkiye’de yeni rüzgar ve güneş santrallerine bütünleşik olarak projelendirilen batarya kurulu gücü

Yönetici Özeti

Elektrik üretiminin %22’si rüzgar ve güneşten sağlansa da, kömür halen %34 ile en büyük elektrik üretimi kaynağı

Türkiye’de elektrik üretiminde, son üç yılda güneş enerjisindeki ivmelenme ve 2025 yılındaki rekor rüzgar kurulumu önemli bir dönüşüme işaret etmektedir. Rüzgar ve güneşin toplam elektrik üretimindeki payı %22 seviyesine ulaşmış, hidroelektrik üretiminde kuraklık kaynaklı yaşanan düşüşün doğalgaz ithalatı üzerindeki baskısını sınırlamıştır. Öte yandan halen en büyük elektrik üretim kaynağı olan kömürün payı %34 seviyesindedir ve bu üretimin üçte ikisi ithal kömüre dayanmaktadır. Türkiye, yenilenebilir enerji payında birçok Avrupa ülkesinin halen gerisinde seyretse de genişleyen batarya proje stoğunda öne çıkmaktadır.

Türkiye’de son yıllarda rüzgar ve güneşte önemli bir yükseliş sağlandı. Ancak, hidroelektrik ve jeotermal gibi diğer yenilenebilir kaynaklar da dahil edildiğinde, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı hala Avrupa ülkelerinin gerisinde bulunuyor. Öte yandan Türkiye rüzgar ve güneş enerjisinde, Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkaslar bölgesindeki diğer ülkeler arasında açık ara lider konumunda. Son dört yılda ikinci kez yaşanan küresel fosil yakıt krizi, temiz enerjiye geçişin önemini daha da artırdı. Bu çerçevede COP31 zirvesine ev sahipliği yapacak Türkiye, bölgesel enerji dönüşümünde öncü bir rol üstlenebilir.

Önemli çıkarımlar

01

Rüzgarda rekor yeni kurulum gerçekleşirken, güneşte üç yıldır güçlü büyüme yaşanıyor

Türkiye’de 2023 yılında 4,8 GW ile rekor kuruluma ulaşan güneş enerjisinde yeni kurulumlar son iki yıldır bu rekor seviyeye yakın seyretmektedir. Bu sayede son iki yılda güneşten elektrik üretimi iki katına yükselmiştir. Rüzgarda ise 2025 yılında devreye alınan 1,9 GW’lık kapasite, tüm zamanların en yüksek yıllık artışı olmuştur. Bununla birlikte geçtiğimiz yıl rüzgar ve güneşte gerçekleşen 6,5 GW’lık rekor kurulum, 2035 yılı hedefine ulaşılması için her yıl kurulması gereken 8 GW’ın halen altındadır.

02

Rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payı %22’ye ulaşsa da Avrupa ülkelerinin gerisinde

Türkiye’de güneş, son üç yılda rekor seviyedeki kurulumla elektrik üretiminde yaklaşık %11’lik orana ulaşarak, rüzgar ile hemen hemen aynı seviyeye yükselmiştir. Böylece rüzgar ve güneşin toplam payı %22’ye ulaşmıştır. Ancak Türkiye, Avrupa’nın elektrik üretimi en yüksek 24 ülkesi arasındaki oranlar karşılaştırıldığında rüzgarda 15., güneşte 14., yenilenebilir enerjide ise 16. sırada yer almaktadır. Bununla birlikte aynı karşılaştırma, bölgesindeki Orta Doğu, Kafkaslar ve Orta Asya ülkeleri ile yapıldığında, Türkiye açık ara lider konumdadır.

03

Kuraklık, elektrik üretiminde her yıl ortalama 1,8 milyar dolar ek maliyet yaratıyor

Son 30 yıllık veriler, Türkiye’de kuraklığın hidroelektrik üretiminde kalıcı bir düşüşe yol açtığını ortaya koymaktadır. Ülkenin en büyük üç hidroelektrik santrali Atatürk, Karakaya ve Keban barajlarının son 10 yıldaki elektrik üretimi ortalaması, 1996-2005 dönemindeki ortalama üretimlerinden %29 daha düşük gerçekleşmiştir. Hidroelektrik santrallerinde kuraklık kaynaklı üretim düşüşü, doğalgaz santralleri ile ikame edilerek enerji ithalatını artırmaktadır. Dolayısıyla kuraklığın uzun vadede yol açtığı bu üretim düşüşü, her yıl ortalama 1,8 milyar dolar doğalgaz ithalatına yol açmaktadır. Enerji krizinin yaşandığı ve nispeten daha kurak geçen yıllarda bu tutar daha da yükselmektedir. Bu nedenle hidroelektrik santrallerinin hibrit güneş santralleri ile desteklenmesi arz güvenliği için önem teşkil etmektedir.

04

Kömürden elektrik üretiminin üçte ikisi ithal kömürle gerçekleşiyor

Türkiye’de 2025 yılında elektrik üretiminin %34’ünü karşılayan kömürden üretimin yaklaşık üçte ikisi ithal kömürle gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de 2022 yılından beri yeni kömür santrali devreye alınmazken, halihazırda yeni bir kömür santrali inşaatı da bulunmamaktadır. Bu nedenle son yıllarda kömürden elektrik üretimindeki artış yavaşlamış, 2024 yılında 122 TWh ile rekor kıran üretim, 2025’te 121 TWh’e düşmüştür. Bununla birlikte kapasite kullanım oranı yarıdan az olan yerli kömür santrallerine 2026 yılından itibaren uygulanacak alım garantisi, bu santrallerin elektrik üretimini artırarak kömürden elektrik üretiminde yeni bir rekorun kırılmasına neden olabilir.

05

Türkiye, batarya projelerinde Avrupa Birliği ülkelerini geride bıraktı

Türkiye’de 2022 yılından sonra kurulacak depolamalı rüzgar ve güneş santrallerine, en az santral kurulu gücü kadar batarya kurulumu zorunluluğu getirilmiştir. Bu santral projeleri için tahsis edilen batarya kapasitesi 33 GW seviyesindedir. İşletmedeki kapasite ile proje stoğu açısından en yüksek batarya kapasitesine sahip AB ülkelerinde bu rakam 12-13 GW ile Türkiye’dekinin yarısından azdır. Türkiye’nin batarya proje stoğu, mevcut rüzgar ve güneş kapasitesinin (40 GW) %83’üne denk gelmektedir.

Sonraki bölüm
1: Rüzgar ve Güneş
Paylaş