İçindekiler
Önemli Noktalar
Yönetici Özeti
Rüzgar ve güneş, yerli kömürü kalıcı olarak geride bıraktı
Türkiye’de son yıllarda yerli kaynaklardan elektrik üretiminin itici gücü rüzgar ve güneş oluyor. 2024 yılında rüzgar ve güneş, yerli kömürün daha önce ulaştığı en yüksek yıllık elektrik üretimini ilk kez aşarak kalıcı olarak yerli kömürü geride bıraktı.
Önemli çıkarımlar
Güneşteki rekor artışla birlikte rüzgar ve güneşin payı %18’e ulaştı
2024’te güneşten elektrik üretiminde yıldan yıla gerçekleşen %39’luk rekor artış ile birlikte, bir önceki yıl %5,7 olan güneşin elektrik üretimindeki payı %7,5’a yükseldi. Rüzgarın payı bir önceki yıla (%10,6) yakın seyrederek %10,7’de kaldı. Böylece rüzgar ve güneş, elektrik üretiminde %18’lik payı aştı.
Kömürden elektrik üretimi artsa da, fosil yakıtların payı 31 yılın en düşüğünde
Türkiye’de 2024 yılında kömürden elektrik üretimi miktarındaki artışa (+4 TWh) rağmen kömürün elektrik üretimindeki payı %36,9’dan %35,6’ya geriledi. Avrupa genelinde düşüş eğilimine devam eden kömürden elektrik üretimi ile beraber, Türkiye Almanya’yı geride bırakarak Avrupa’da kömürden elektrik üretimi en yüksek ülke oldu. Öte yandan doğalgazdan elektrik üretimi 3 TWh düşerek (-%4) fosil kaynakların elektrik üretimindeki payını %55 ile 1993’ten sonra en düşük seviyeye indirdi.
Rüzgar ve güneş, yerli kömürün tarihi zirvesini geçti
2024 itibariyle rüzgar ve güneşten elektrik üretimi 62 TWh ile yerli kömürün elektrik üretiminden (47 TWh) fazla. Böylece rüzgar ve güneş, yerli kömürün 53 TWh ile 2019 yılında ulaştığı en yüksek elektrik üretimini de ilk kez geride bırakmış oldu. Türkiye’deki mevcut kömür santrali projeleri hesaba katıldığında dahi bundan sonra Türkiye’de yerli kömürden elektrik üretiminin rüzgar ve güneşin elektrik üretimini geçmesi beklenmiyor.
Talepteki artış, rüzgar ve güneşteki artıştan yüksek
Son yıllarda elektrik talebindeki artış yavaşlamış olsa da, yeni rüzgar ve güneş santrali kurulumları halen talep artışını karşılayacak seviyede değil. Son beş yılda talep 42 TWh artarken, aynı dönemde rüzgar ve güneşten elektrik üretimindeki artış 31 TWh’te kaldı. Arta kalan talep ise ithal kömür ve doğalgaz ile karşılandı. Resmi planlarda 2030’a kadar elektrik talebindeki artışın hız kazanması beklenirken, planların başarısı rüzgar ve güneş enerjisinin daha hızlı büyüyerek hem elektrik talebindeki artışı karşılamasına, hem de fosil yakıtları devre dışı bırakmasına bağlı olacak.
Yeni 2035 hedefleri fosil yakıtların payını beşte birin altına düşürebilir
Türkiye’nin COP29 sırasında açıkladığı yeni 2035 kurulu güç hedefleri, 2024 yılındaki rüzgar ve güneş kapasitesini dört katına çıkarmayı vadediyor. Bu hedefin gerçekleşmesi durumunda fosil yakıtlı santrallerin elektrik üretimindeki payı %20’nin altına kadar düşebilir, rüzgar ve güneşin elektrik üretimindeki payı ise %49’a çıkabilir.