Bölüm 4:
Politika Önerileri
Bu bölümde
Potansiyeli gerçekleştirmek için basit çözümler yeterli
Hibrit santrallerin karşılaştığı sorunları çözmeye yönelik atılacak basit adımlarla en az 8 GW’lık potansiyel kısa sürede hayata geçirilebilir.
4.1
Hibrit santraller için yeni kapasite açılmasını beklememek
Hibrit santraller, Türkiye’deki kapasite bağlantı sorununu aşarak mevcut güneş kurulu gücünü artırma potansiyeline sahiptir. İlave edildikleri birincil kaynaklarla aynı iletim hatlarını kullandıkları için ek bir şebeke yatırımı gerektirmezler. Bu özellikleri nedeniyle hibrit santrallerin yatırım gereklilikleri, yeni santral yatırımlarından farklılık göstermektedir. Dolayısıyla hibrit santraller, ayrı bir süreçle ele alınmalı ve yeni bağlantı kapasitesinin açıklanması beklenmeden değerlendirmeye alınmalıdırlar.
4.2
Kapasite sınırını kaldırmak
Hibrit projelere sağlanacak güç miktarı, bağlı oldukları birincil kaynağın kurulu gücüne göre belirlenmektedir. Mevcut uygulamada, kurulu gücü 50 MW’ın altında olan santraller, en fazla kurulu güçleri kadar hibrit kapasite alabilirken; 50 MW’ın üstünde olan santraller, 50 MW’a ek olarak kurulu güçleri ile 50 MW arasındaki farkın yarısı kadar ilave güç alabilmektedir. Bir santralin kurulu gücü ne kadar yüksek olursa olsun, alabileceği en yüksek hibrit kapasite ise 100 MW ile sınırlandırılmıştır. Bu kurallar 2021 Nisan ayında yürürlüğe girmiş, 2022 Ekim itibariyle 100 MW’lık üst limit kuralı rüzgar santralleri için kaldırılmıştır.
Yapılacak yeni düzenleme ile kapasite sınırı kuralının kaldırılarak ilave kurulacak kapasite miktarının yatırımcıların kararına bırakılması, Türkiye’nin sahip olduğu hibrit potansiyelin hayata geçirilmesini kolaylaştıracaktır. Bu düzenleme de beraberinde sisteme aşırı yük bineceği endişesini getirebilir. Ne var ki böyle bir durumda oluşacak fazla üretimin kesintiye uğratılması veya cezalandırılması gibi çözümlerle bu endişeler giderilebilir.
4.3
‘Bütünleşik’ saha kuralını kaldırmak
Hibrit projelerin önündeki en büyük engellerden biri de projelerin birincil kaynağa ait santral sahasına bütünleşik olması zorunluluğudur. Hâlihazırda lisans almış santrallerde, hibrit projeler için birincil kaynağa ait santral sahasına bitişik yeni alanlar belirlemeye çalışıldığında, bu alanlar çoğunlukla tarım ve orman arazileri gibi “yasaklı alan” kapsamına girmektedir. Özellikle hidroelektrik santraller için DSİ’den gerekli izinlerin alınamaması, finansal açıdan yatırıma uygun projelerin hayata geçirilmesini zorlaştırmaktadır. Aynı trafo merkezine bağlanması ve yeni şebeke altyapı yatırımı gerektirmemesi koşuluyla, ana kaynağın santral sahasına bitişik olma zorunluluğunun kaldırılması, hibritleşme sürecini önemli ölçüde hızlandırabilecektir.
4.4
Hedef belirlemek ve veri şeffaflığı
Son açıklanan 2053 hedeflerinde hibrit santrallere yer verilmiş olması olumlu bir gelişmedir. Ancak tıpkı diğer enerji kaynaklarında olduğu gibi hibrit projelere yönelik de sayısal hedeflerin net şekilde belirlenmesi ve kamuoyuyla paylaşılması; hedeflerin gerçekleşmesi için somut adımlar atılmasını kolaylaştıracaktır.
Mevcut kurulu güç verileri hibrit santrallere ilişkin kapasiteleri içermemektedir. Diğer enerji kaynaklarında olduğu gibi geçmişe dönük veri setleri ile gelişim eğilimini izlemek de halihazırda mümkün değildir. Bu nedenle, hibrit santrallere ilişkin verilerin mevcut durumun analizi ile hibrit santrallerin gelişimini görebilmek adına daha görünür ve erişilebilir hale getirilmesi gerekmektedir.