Türkiye’de son yıllarda elektrikli ve hibrit otomobillere artan ilgi, fosil yakıtlı otomobil satışlarını da düşürdü. 2023 yılında 635 bine ulaşarak zirveyi gören benzinli yeni otomobil satışı, 2025 yılında 520 bine geriledi. Benzer şekilde dizel yakıtlı yeni otomobil satış miktarı da 2023’ten 2025 yılına geçen sürede 154 binden 95 bine düştü.
2023 yılından bugüne Türkiye’de hızla yükselen elektrikli araç satışlarının arkasında, elektrikli araçların yakıt maliyetinin daha düşük olmasının yanı sıra Türkiye’ye özgü nedenler de bulunmaktadır.
2023 yılındaki artışın itici gücü, Türkiye’de o dönem ilk kez piyasaya sunulan iki yeni elektrikli araç markası oldu. Ülkede halen en çok satılan elektrikli araçlara sahip bu iki markadan biri, Türkiye’de üretimi yapılan yerli elektrikli otomobil markası oldu. 2023 yılından sonra elektrikli araç satışlarındaki artışın ivme kazanması ise elektrikli araç markalarının Türkiye’de uygulanan vergilendirme sistemine uyum sağlamaları ile yaşandı.
Türkiye’de otomobillerde katma değer vergisine (KDV) ek olarak, aracın baz fiyatına ve motor gücüne göre değişen özel tüketim vergisi (ÖTV) uygulanmaktadır. Motoru 160 kW’tan düşük güce sahip olan, belli bir fiyatın altındaki elektrikli otomobiller, en düşük ÖTV dilimine tabi olurken bu değerlerin üstüne çıkan otomobillerin vergi oranlarında ani bir yükseliş yaşanmaktadır.
Türkiye’de satılan elektrikli araçlarda 2023 yılından 2025 yılı Temmuz ayına kadar en düşük ÖTV dilimi %10 olarak uygulanırken, bu dilime uygun olmayan araçların ÖTV oranları %40 ile %60 arasında uygulandı. Otomobil markalarının %10’luk dilime uygun özelliklerde modeller piyasaya sürmeleriyle 2024 ve 2025 yıllarında elektrikli araç satışları hızlanarak devam etti.
2025 Temmuz ayından sonra elektrikli araçlarda en düşük ÖTV dilimi %25’e çıkarken, diğer oranlar ise %55 ile %75 aralığına yükseltildi. Buna rağmen 2025’in geriye kalan aylarında elektrikli otomobil satışlarında düşüş yaşanmadı. Öte yandan fosil yakıtlı ve hibrit araçlarda ÖTV oranı, aracın fiyatı ve motor hacmine göre %70 ile %220 arasında değişim göstermektedir.
Bu vergilerin yanında Türkiye, Çin gibi serbest ticaret anlaşması yapmadığı ülkelerden ithal edilen tüm otomobillere yüksek ek vergiler uygulamaktadır.
Benzin tüketimi ve ham petrol ithalatı yükselişte
Türkiye, 2025 yılında elektrikli araç satışlarında Avrupa’nın öne çıkan ülkelerinden biri olmuş, 2023 yılından bugüne hızlanarak süren elektrikli araç satışları ülkedeki fosil yakıtlı otomobil satışlarını düşürmeye katkıda bulunmuştur. Ancak 2025 yılı sonu itibariyle Türkiye’de elektrikli araçların trafiğe kayıtlı otomobiller arasındaki payı yalnızca %2,1 seviyesindedir.
Elektrikli araç satışlarındaki artış, enerji ithalatını düşürme açısından henüz yeterli seviyeye gelmemiştir. 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’de benzin tüketimi, 2024 yılının aynı dönemine kıyasla %16 artış göstermiştir. Yerli petrol üretimindeki artışa rağmen, ham petrol ithalatı da 2025 yılının ilk 11 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,3 oranında yükseliş kaydetmiştir.
Öte yandan elektrik sektörüne bakıldığında, Türkiye’de inşaat halinde olan fosil yakıtlı elektrik santrali bulunmamaktadır. 2025 yılında devreye alınan yeni santrallerin %100‘ü yenilenebilir enerji santrali olmuştur. Türkiye’nin 40 GW’a ulaşan rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini 2035 yılına dek üç katına yükseltme planı, artan elektrik talebinin yerli ve temiz enerji kaynakları ile karşılanmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla ulaşımda elektrikli araçlara dönüşüm Türkiye’nin enerjide bağımsızlığını da güçlendirecektir.
Türkiye’de belli koşulları sağlayan elektrikli otomobillere uygulanan vergi oranı diğer elektrikli araçlara kıyasla daha düşük tutulsa da vergi yükü halen yüksektir. En düşük vergi dilimindeki elektrikli otomobillere uygulanan toplam vergi, KDV ile birlikte %50’ye ulaşmaktadır. Düşük motor gücüne rağmen fiyatından dolayı bir üst vergi dilimine geçen elektrikli araçların toplam vergi oranı ise %86’ya yükselmektedir. Yükselen döviz kurları ile birlikte bir üst vergi dilimine maruz kalan elektrikli otomobil sayısı her geçen gün artarken, piyasada uygun fiyatlı ve performanslı elektrikli otomobil çeşidi azalmaktadır.
Türkiye’de enerji ithalatını düşürmek için halen çok yüksek bir potansiyel bulunmaktadır. Bunu sağlamak, elektrikli araçlarda daha uygun vergilendirme sistemleri geliştirmekle mümkün olacak.