Bölüm 3:
Türkiye’de soğutma talebinin büyüyeceği öngörülüyor
Artan sıcaklıklar, nüfus gelişimi ve ekonomik büyüme önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin toplam soğutma tüketimi ve puant talebinde önemli artışlara yol açabilir.
3.1
Toplam soğutma talebi 2030’a kadar iki katına çıkabilir
Türkiye’nin toplam elektrik talebinde soğutmanın payı, her yıl ortalama %9 artmaktadır. Buna göre, 2024 yılında 10 TWh olarak gerçekleşen soğutma tüketiminin, 2030 yılına kadar iki kattan fazla artarak 20 TWh’i aşabileceği öngörülmektedir. 2035 yılında ise bu değerin üç kattan fazla artış göstererek 35 TWh’e ulaşabileceği tahmin edilmektedir.
Diğer bir ifadeyle, 2024’te toplam elektrik tüketiminin %2,9’unu oluşturan soğutma talebinin payı, 2030’da %4,5’e ve 2035’te %6,7’ye yükselebilir. Bu büyüme, güvenilir, temiz ve iklim değişikliğine uyumlu bir elektrik sistemi için soğutma talebinin uzun vadeli enerji planlarına entegre edilmesinin önemini göstermektedir.
3.2
Güneş enerjisi, 2035’e kadar puant talepte yaşanacak 1,5 kat artışı karşılayabilir
Puant talep, son on yılda küresel pandemi etkilerine rağmen yıllık ortalama %4 oranında büyüme göstermiştir. Bu artış eğilimi göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin saatlik puant talebinin 2035’e kadar 1,5 kat artarak, 85 GW değerinin üzerine çıkabileceği öngörülmektedir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Enerji Planı’nda öngörülen 2030 ve 2035 elektrik talebi tahminleri (sırasıyla 455 ve 510 TWh), Türkiye’nin elektrik talebine yönelik iddialı bir büyüme senaryosuna işaret etmektedir. Bu tahminler baz alındığında, puant talep 2025’te ulaştığı rekor seviyeye göre, 2030 yılında 17 GW ve 2035 yılında 27 GW artabilir. Diğer yandan, toplam talebin son beş yılda, yıllık ortalama %2,5’lik artış oranı dikkate alınarak hazırlanacak daha düşük bir artış senaryosunda, 2030 yılına kadar ilave 7 GW ve 2035 yılına kadar ilave 16 GW elektrik üretim kapasitesine ihtiyaç duyulabileceği hesaplanmaktadır.
Diğer bir ifadeyle düşük tüketim artışı senaryosuna göre, Türkiye’nin 2030 yılına kadar mevcut elektrik üretim kurulu gücünün %6’sı kadar ilave kapasite artışı yapması gerekmektedir. Bu artış ihtiyacı, rüzgar ve hidroelektrik santrallerindeki 8 GW’lık hibrit ges potansiyeli kullanarak hızlı ve sürdürülebilir biçimde karşılanabilir. Bu durum Türkiye’nin ilave kapasite ihtiyacını, 2030 yılına kadar mevcut altyapılar üzerinden karşılayabilecek bir kapasiteye sahip olduğunu göstermektedir.