Artan soğutma tüketimi güneş enerjisi ve esneklik çözümleri ile karşılanabilir | Ember

Artan soğutma tüketimi güneş enerjisi ve esneklik çözümleri ile karşılanabilir

Türkiye’de soğutma kaynaklı elektrik tüketimi, sadece son üç yılda %26 artarak 2024 yılında 10 TWh’e ulaştı. Artan soğutma tüketiminin şebeke üzerindeki etkileri güneş enerjisi, enerji verimliliği ve esneklik çözümlerinin yaygınlaştırılması ile azaltılabilir.

Mevcut diller: English

21 Ağustos 2025
38 dakika okuma süresi
İndir

İçindekiler

Yönetici özeti
Bölümü okuyun
Ek materyal
Bölümü okuyun

Öne çıkanlar

%26
2024 yılındaki soğutma talebine bağlı elektrik tüketimi, 2022 yılına oranla %26 artarak 10 TWh’e yükseldi
2x
Yükselen sıcaklıklar, nüfus artışı ve ekonomik gelişme nedeniyle Türkiye’nin alan soğutma ihtiyacı 2030 yılına kadar iki katına çıkabilir
%20
2024 yaz aylarında güneş, soğutma ihtiyacının en yüksek olduğu saatlerde elektrik talebinin %20’sinden fazlasını karşıladı

Yönetici özeti

Türkiye’nin yaz aylarında artan elektrik tüketimi, güneş enerjisinin yaygınlaştırılması ile karşılanabilir

Küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yükselen ortalama sıcaklıklar ve buna bağlı olarak klima kullanımının yaygınlaşması, Türkiye’de alan soğutması kaynaklı elektrik tüketimini artırmaktadır. Talebe ilişkin verilerin kapsamlı şekilde toplanmaması, soğutma kaynaklı tüketimdeki bu yükselen eğilimin gözden kaçırılmasına yol açarak enerji dönüşüm planlarının güvenilirliği ile şebeke istikrarını zayıflatabilir. Güneş enerjisinin, soğutma talebinin en yüksek olduğu saatlerde en yüksek üretim değerlerine ulaşması ise onu çözümün doğal bir unsuru haline getirmektedir.

Türkiye’de artan ortalama sıcaklıklar elektrik sistemini yıldan yıla yükselen soğutma talebi ile karşı karşıya bırakmaktadır. 2024 yılında Türkiye’nin alan soğutmasından kaynaklı elektrik tüketimi 2022’ye kıyasla %26 artarak, 10 TWh’e ulaşmıştır. Yaz aylarındaki toplam tüketimin %8’ine denk gelen bu talebin, yıldan yıla artış oranı ise aynı dönem içerisinde ortalama %12 olmuştur. Yaz aylarında, yalnızca bir aylık soğutma ihtiyacı zaman zaman 3 TWh’e erişerek, İstanbul’daki tüm sanayi tesislerinin üç aylık elektrik tüketimine eşit seviyeye ulaşmıştır. 

Türkiye’nin en yüksek saatlik elektrik tüketimi 59 GWh ile 2025 yılının Temmuz ayında rekor kırarken, bu saatteki tüketimin %18’i soğutmadan kaynaklanmıştır. Yaz aylarında saat 12:00–18:00 arasında elektrik tüketiminin %10’dan fazlası sadece soğutmadan kaynaklanırken, hafta sonları ve resmi tatillerde bu oran genellikle %18’i aşmıştır.

Diğer taraftan, yükselen ortalama hava sıcaklıklarına bağlı klima kullanımının yaygınlaşması ile Türkiye’nin en yüksek saatlik elektrik tüketimi 2008’den itibaren kış aylarında değil, yaz aylarında görülmeye başlanmıştır. Kış ve yaz puantları arasındaki fark ise 2008 yılından 2025 yılına kadar geçen sürede 12 kat artarak 9 GWh’i aşmıştır. 

Kış ve yaz puantları arasındaki farkın giderek artması, üretim, iletim ve dağıtım altyapısının yılın yalnızca birkaç haftasında yaşanan zirve talebe göre planlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu durum enerji üretim santrallerinin kapasite kullanım oranlarını düşürerek elektrik üretim maliyetlerini artırmaktadır. Kısa süreli talep artışları ayrıca, elektrik hatları ile trafo merkezleri gibi şebeke bileşenlerinde anlık yüklenmelere yol açarak arıza ve kesinti riskini de artırmaktadır. 

Dahası, önümüzdeki yıllarda soğutma tüketiminin elektrik şebekesi üzerindeki yükünün artabileceği öngörülmektedir. Her 1 °C sıcaklık artışının, yaklaşık 0,77 GW ilave elektrik üretim kapasitesi ihtiyacı doğurduğu düşünüldüğünde, sıcaklık artışlarının şebeke üzerinde yaratacağı baskı daha da belirgin hale gelmektedir. Çalışma kapsamında 2035 yılına kadar soğutma kaynaklı elektrik tüketiminin 3,5 katına ulaşarak 35 TWh’e, en yüksek saatlik elektrik talebinin ise 1,5 katına (85 GWh) çıkabileceği hesaplanmıştır. 

Artan soğutma talebi karşısında, dağıtık güneş enerjisi santrallerinin yaygınlaştırılması, klima kullanımına dair veri altyapısının güçlendirilmesi, enerji verimliliği politikalarının yaygınlaştırılması ve esneklik çözümlerinin hayata geçirilmesi şebekenin verimli, temiz ve sürdürülebilir şekilde yönetilebilmesine katkı sağlayacaktır.

Önemli çıkarımlar

01

Soğutma kaynaklı elektrik talebi 2024’te 10 TWh oldu

Soğutma kaynaklı elektrik tüketimi, 2023’e göre 2024 yılında %19 artarak 10 TWh değerine ulaştı. 2022 ile 2024 döneminde soğutma tüketiminin yıllık artış oranı %12 olurken, toplam elektrik talebindeki artış %2,8 olarak gerçekleşti. Türkiye’de soğutma kaynaklı elektrik tüketiminin, yıllık elektrik talep artışını aşan bir hızla büyümesi gelecekte yaşanacak sıcak hava dalgalarının elektrik talebi üzerindeki etkisini daha da güçlendirebilir.

02

Rekor saatlik elektrik tüketiminin %18’i soğutma kaynaklı

Türkiye’de saatlik elektrik talebi 28 Temmuz 2025’te rekor seviyeye ulaşırken, bu tüketimin %18’i soğutma ihtiyacından kaynaklandı. Bu oran, yaz aylarında saat 12.00 ile 18.00 arasında %10’un üzerinde seyretmektedir. Bu durum, soğutmanın artık bir lüks tüketim değil, elektrik şebekesi üzerinde belirleyici ve temel bir yük unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

03

Kış ve yaz puantları arasındaki fark giderek büyüyor

Yükselen sıcaklıklar ve artan klima kullanımı ile Türkiye’nin en yüksek saatlik elektrik talebi 2008 yılından itibaren kış ayları yerine yaz aylarında görülmeye başlanmıştır. 2008 yılında yaz ve kış puantları arasındaki fark 0,8 GW iken, bu fark 2025’te yaklaşık 12 katına çıkarak 9,1 GW’a ulaşmıştır. Yaz puantının büyüme hızı son 20 yılda kış puantına kıyasla %30 daha yüksek iken, bu oran yaz aylarındaki soğutma kaynaklı elektrik talebinin sistem planlamasında önemli bir kriter haline geldiğini göstermektedir.

04

Soğutma tüketimi 2030’a kadar 2 katına çıkabilir

1 °C’lik her sıcaklık artışı, soğutma talebinin artması nedeniyle ortalama 0,77 GW ilave elektrik üretim kapasitesi gerektirmektedir. Bu veri, iklim değişikliğinin elektrik şebekesi üzerinde doğrudan etkili olduğunu göstermektedir. Bu hesaplamaya dayalı projeksiyona göre, soğutma kaynaklı elektrik talebi 2030 yılına kadar iki kattan fazla artarak 20 TWh’e, 2035 yılına kadar ise üç kattan fazla artarak 35 TWh’e yükselebilir. Benzer şekilde, Türkiye’nin en yüksek saatlik elektrik talebi de 2035 yılına kadar 1,5 kat artarak 85 GWh seviyesine erişebilir.

05

Yüksek soğutma ihtiyacının bulunduğu saatlerde, güneşin talebi karşılama oranı 2019’a göre iki kattan fazla arttı

2019 ile 2024 yılları arasında, Türkiye’de öğle saatlerinde gerçekleşen en yüksek soğutma tüketimi aralığında (12.00–16.00) güneş enerjisinin toplam talebi karşılama oranı iki kattan fazla arttı. Bu hızlı artış, soğutma kaynaklı artan öğle tüketimine yanıt verme konusunda güneşin giderek daha büyük bir rol üstlendiğini ortaya koymaktadır. Güneş enerjisi, en yüksek üretim saatlerinin günün en sıcak saatleriyle örtüşmesi sayesinde şebeke üzerindeki baskıyı doğrudan hafifletme avantajı sağlamaktadır. Bu durum, güneşin yalnızca temiz bir enerji kaynağı olmakla kalmayıp aynı zamanda artan soğutma talebini karşılamada da etkili ve sürdürülebilir bir çözüm sunduğunu göstermektedir.

Artan soğutma ihtiyacı ile birlikte elektrik talebindeki mevsimsel kayma, iklim değişikliğinin şebekeler üzerindeki somut etkisini gözler önüne seriyor. Veriler, soğutma ihtiyacının artık lüks değil giderek yükselen temel bir talep olduğunu kanıtlıyor. Bu eğilim, yaz aylarında şebeke üzerindeki yükün giderek arttığını ve bu artışın gelecekte daha da büyüme potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Ancak Türkiye, şebeke üzerindeki bu yükü doğru veriye dayanan uzun vadeli planlama ile temiz kaynaklardan ve sürdürülebilir olarak karşılayarak enerji arz güvenliğini güçlendirebilir.

Sonraki bölüm
1: Türkiye’de soğutma kaynaklı elektrik tüketimi artıyor
Paylaş