Bölüm 3:
2035 hedeflerine ulaşmak şebekenin yenilenmesi ve farklı güneş santrali projeleri ile mümkün
Türkiye’nin, 2035 yılı için belirlediği toplam 120 GW rüzgâr ve güneş enerjisi kurulu güç hedefine, elektrik şebekesini yenilemeden ve farklı güneş enerjisi projelerinin önündeki bürokratik engelleri kaldırmadan ulaşması mümkün görünmemektedir. Enerji dönüşümü ancak, var olan finansman imkanlarını verimli kullanarak hızlandırılabilir.
3.1
Kömüre teşviğe harcanacak tutar, beş yıllık şebeke harcamasından %53 daha fazla
Türkiye, 2035 yılına kadar toplam 120 GW güneş ve rüzgâr enerjisi kurulu gücüne ulaşmayı hedeflemektedir. Yapılan açıklamada, bu hedefe ulaşmak için şebekenin güçlendirilmesi ve modernizasyonunun gerektiği vurgulanmaktadır.
Güneş enerjisi kurulu gücünün %90’ını oluşturan ve öz tüketimi karşılamak amacıyla kurulan lisanssız santraller için Eylül 2024’ten itibaren iletim, Temmuz 2025’ten itibaren ise dağıtım seviyesinden şebekeye bağlanabilecek kapasite kalmamıştır. TEİAŞ’ın 2024–2028 Stratejik Planı’na göre, beş yıllık dönemde şebekenin yenilenmesi için 362 milyar TL (yaklaşık 5,7 milyar dolar) harcanması planlanmaktadır. Aynı planda, kurumun faaliyetlerini etkileyen en önemli unsurlardan birinin ise ekonomik faktörler nedeniyle yüklenicilerle yapılan sözleşmelerin olumsuz yönde etkilenmesi olduğu vurgulanmıştır. Nitekim, bu sebeple yüklenici firmalar ihaleden men cezası yaptırımı ile karşılaşmaktadırlar.
2030’a kadar yerli kömür santrallerinin desteklenmesi için harcanacak 8,7 milyar dolar tutar şebekenin yenilenmesi için beş yıllığına gereken tutardan %53 daha fazladır. Kömür teşvikine ayrılacak kaynağın, iletim ve dağıtım şebekesinin modernizasyonuna ve yeni trafo merkezlerinin kurulmasına yönlendirilmesi; şebekeye bağlanacak rüzgâr ve güneş gibi yenilenebilir enerji santrali kapasitesinin artmasını sağlayarak 2035 hedeflerine ulaşmayı hızlandıracaktır.
3.2
Enerji dönüşümünün anahtarı: Çatı GES, yüzer GES, hibrit GES ve depolamalı santraller
2025 Eylül itibari ile güneş enerjisi kurulu gücü 24,1 GW seviyesindedir. Türkiye, barajlı hidroelektrik santrallerine kurulacak yüzer GES ve hibrit GES potansiyelini hayata geçirerek hem güneş enerjisi kurulu gücünü artırabilir hem de yerli kömür santrallerinden beklediği baz yük ihtiyacını ve şebekenin dengelenmesini sağlayabilir.
Barajlı hidroelektrik santralleri, yapıları gereği suyu tutma özelliğine sahiptirler. Bu özellikleri sayesinde şebekenin ihtiyacına göre elektrik üretimlerini artırabilir veya azaltabilirler. Barajlı santrallere kurulacak güneş enerjisi santralleri sayesinde gündüz saatlerindeki tüketim karşılanırken olası yük düşüşlerinde barajlı santraller sayesinde sistem dengesi sağlanabilir. Akşam saatlerinde ise gündüz depolanan su, elektrik üretimi için kullanılabilir.
Barajlı hidroelektrik santral kurulu gücünün az olduğu bölgelerde ise baz yük ihtiyacı ve şebekenin dengelenmesi depolamalı santrallerle sağlanabilir. Türkiye’de toplam 33,1 GW’lık depolamalı rüzgâr ve güneş enerjisi santral stoğu bulunmaktadır. Depolamalı santraller, elektrik şebekesinin frekans ve voltaj dengesinin korunmasında etkili bir araç olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu özelliklerine rağmen, Türkiye’de piyasa fiyatlarına uygulanan azami fiyat politikası, yatırımların hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engellerden biridir.
Yerli kömür santrallerine verilecek teşvik, piyasa fiyatlarına üst limit uygulamasının devam ettiği bir senaryoda, depolamalı santrallerin sistem dengesini sağlama kabiliyetinden faydalanmak amacıyla bu santrallere yönlendirilebilir.
Türkiye’nin sahip olduğu en önemli potansiyellerden biri de 120 GW’lık çatı GES sistemleridir. İklim değişikliğinin de etkisiyle son yıllarda giderek artan soğutma talebi nedeniyle her 1 °C’lik sıcaklık artışında tüketim ortalama 770 MWh yükselmektedir. Güneş enerjisi, soğutma talebinin en yüksek olduğu saatlerde tüketimin %21’ini karşılayabilmektedir. Çatı GES uygulamalarının önündeki bürokratik engellerin kaldırılması ve yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması ile çatı GES gücünün hızlıca artırılması ve böylece tüketimin yerinde karşılanarak şebeke üzerindeki yükün azaltılması sağlanabilir.
Türkiye, 2035 yılına kadar 76,9 GW güneş enerjisi kurulu gücüne ulaşmayı hedeflemiştir. Bu hedefe ulaşmak için, kalan 10 yılda her yıl ortalama 5,3 GW’lık kurulum gerçekleştirilmelidir. Ancak, şebekede yaşanan kapasite kısıtları nedeniyle bu hedefe ulaşmak için Türkiye’nin farklı GES projelerindeki potansiyelini hayata geçirmesi gerekmektedir. Yerli kömürü teşvik etmek yerine, bu projelerin önündeki bürokratik engellerin kaldırılması ve gerekli yatırım ortamının sağlanması, enerji dönüşümünü hızlandıracaktır.